Ana Sayfa
AnasayfaAnasayfa
İletişimİletişim
HesabınızHesabınız
DosyalarDosyalar
ForumlarForumlar
HakkımızdaHakkımızda

  Giriş & Kayıt Ol

www.KarsRehberi.com.tr...Karsımıza Özel Resmi Web Sitemize Hoş Geldiniz...Size özel tüm hizmetlerimizden yararlanmak için üye olunuz... Üyelik ücretsizdir !

KARS ANA MENÜ

 Ana Sayfa
tree-T.gif KARS
 Genel
 Tarihimiz
 Kültürümüz
tree-T.gif RESİMLER
 Albümler
 Resim Öner
tree-T.gif İLÇELER
 Akyaka
 Arpaçay
 Digor
 Kağızman
 Sarıkamış
 Selim
 Susuz
 Sarıkamış Facia
 Ermeni Sorunu
 Yemeklerimiz
 Eğitim-Öğretim
 Posta Kodları
 Acil Telefonlar
 Firma Rehberi
 Personellerimiz
 Seri İlanlar
tree-T.gif GEZİLECEK YERLER
 Kale İçi
 Tahtdüzü
 Ani Antik Kenti
 Ani ÇEvresi
 Sarıkamış ve Çevresi
 Digor ve Çevresi
 Akkaya ve Çevresi
 Susuz
 Çıldır
 Üye Menüsü
 Hesabım
 Mesajlarım
 Ziyaretçi Defteri
 Forumlar
 İletişim
 Reklamlarım
 Günlüğüm
 Üye Şikayet
 Etkinlikler
 İlanlarım
 Extra
 BurçlarYeni!
 Dualar
 FıkralarYeni!
 Güzel SözlerYeni!
 Hava Durumu
 Hikayeler
 İsimlerYeni!
 Yemek Tarifleri

KARS KAFKAS FM

KARS CAMİLERİ

KARS NOSTALJİ

KARS REHBERİ VE KAFKASFM ZİYARETÇİ DEFTERİ

1:siteniz ... (vedat)
2:Akıl cev... (kardelen73)
3:Kars Reh... (Nalan)
4:slm (kafkaskral)
5:BİR DAKİ... (ercan cetinkaya)
6: http://... (kardelen73)
7:GZLKHRMN... (GZLKHRMN)
8:Kars Reh... (zerrin)
9:ibrahim ... (ibrahim ulukurt)
10:Kars Reh... (nurten_nur)

[ Tüm Mesajlar ]

KARSLI ÜNLÜLER

KARSLI ÜNLÜLER

KARS'TA HAVA DURUMU

KARS HAVA DURUMU

KARS OZANLARI

KAFKAS KARTALI

Şeyh Şamil

KARS GAZETELERİ

Kars Yerel Gazeteler

MESSENGER ADRESİMİZ

MSN Messenger Adresimizi Ekleyin

FACEBOOK GRUBUMUZ

Facebook Grubumuza Katılın
KAĞIZMAN





Tarih

KAĞIZMANIN YAZILI TARİH ÖNCESİ
Kağızman İlçesi ve çevresi çok eski bir yerleşim yeridir. Camuşlu  köyü civarında yapılan kazılar ilk yerleşimin avcı-toplayıcı insanların yaşadığı Paleolitik dönemlerde olduğunu göstermektedir. Mezolitik ve Neolitik dönemlerde de yerleşim yeri olarak kullanılan Kağızman yöresi araç - gereç yapımında bakırın kullanılmasıyla belirlenen Kalkolitik döneme ait buluntular mevcuttur. İlk tunç çağına ait araç-gereçler Yazılıkaya yanında açılan çukurda ve Kurbanağa mağarasında bulunmuştur.

YAZILI TARİH
Tüm Kars yöresinde yazılı tarih dönemleri Urartularla başlamaktadır. Van Gölü çevresi merkez olmak üzere kuzeyde Çıldır, güneyde Urfa’ya ve Fırat nehrine kadar uzanan Urartular Devleti İ.Ö. XI-VI yy arasında hakimiyet sürmüştür. İ.Ö. 714-685 yılları arasında çıkan savaşlarda Asurlar tarafından büyük bir yenilgiye uğratılan Urartu ülkesi daha sonra Kimer ve İskitlerin istilasına uğramıştır. Bu akınlardan ve savaşlardan iyice yıpranmış bulunan Urartu Devleti Medler tarafından tarih sahnesinden silindiler.

Med Devleti ise İ.Ö. 550 yıllarında Persler tarafından yıkılınca yöre Pers egemenliğine girmiş oldu. Pers Devleti yönetim biçimi olarak askeri valilikler statüsünde olan “satraplıklara” bölünmüştü. Kağızman bu dönemde sınırları Karadeniz, Arpaçay ve Aras vadileriyle belirlenmiş olan 18 satraplığa dahildi. Büyük İskender’in Pers ordusunu yenmesiyle ortaya çıkan otorite boşluğundan yararlanan Satraplar Makedonyalılarla yaptıkları mücadeleleri kazanarak yöreye egemen oldular. Krallık haline dönüşen Arks Satraplığı da topraklarını genişletti.

İ.Ö. 70’ler de başlayıp İ.S.200’lere kadar varlığını sürdüren Araks Krallığı sık sık Roma ve Partlar arasında el değiştirmiş, istilaya uğramıştır. Roma İmparatoru bu dönemde Kağızman ve Digor yöresine Hıristiyan misyonerler göndermeye başladı.
İ.S. VI. YY.’da Kafkaslardan gelen Hunlar yörenin o dönemdeki etkin gücü Sasanlılara zor zamanlar yaşattılar. Kağızman’da Kamsakanlılar, Sasanlılara karşı özgürlük mücadelesi vermekteydiler. İ.S. VI. yy’da Sabirler de gelerek yöreye yerleştiler. Sasanlılar Roma ve daha sonra Bizans'la yaptığı mücadeleyi VII. yy’a kadar sürdürdü. 642 yılında Sasanlı Devleti İslam ordularına karşı yaptığı Nihavent Savaşını kaybederek yıkıldı. 693’de bölge kesin olarak Arapların yönetimine girdi. Fakat halkın tümü Hristiyan’ dır.

YÖRENİN TÜRKLEŞMESİ VE MÜSLÜMANLAŞMASI
Daha önceleri Sakalar, Sabirler, Hunlar gibi Türk kavimleri tarafından birkaç kez istila edilen ve yerleşilen bölge Selçuklu döneminde de Türkler tarafından iskan edilmiştir.

Tuğrul Beyin komutanlarından İbrahim Yinal Bey, bu bölgeden Bizanslıları çıkartarak, Türkmenleri yerleştirdi. Bundan sonra Türklerin eline geçen yöre sık sık el değiştirmiş, sırasıyla Gürcüler, Harzemşahlar, Moğollar, İlhanlılar, Altınordu Devleti, Karakoyunlular, Timur ve Akkoyunluların egemenliğine girmiştir.

 1534’de Kanuni Sultan Süleyman ilk İran seferiyle Kars ve yöresini Osmanlı Devletine kattı. Bu dönemde yöre Safevi saldırısına uğradı.

 1600’lerde Kağızman Kars eyaletine bağlı 7 livadan birisidir.

YAKIN DÖNEM TARİHİ
1880’li yılların başından beri Kars eyaleti, zaman zaman Rus ve İranlıların saldırısına maruz kalmıştır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşından sonra tüm bölge Rus işgali altına girdi. Çarlık Rusyası döneminde Kağızman, Kars, Ardahan ve Oltu’yla birlikte bir askeri vilayet oluşturmuştu. Rus işgali döneminde yöreden Erzurum taraflarına yoğun bir göç hareketi görüldü. Göçerlerin yerine Ermeni, Rus, Yezidi, Ukraynalı vb. çeşitli etkin ve dinsel gruplar yerleştirildi.

 1876 Erzurum Vilayet Sahamesine göre Kağızman’da erkek nüfus olarak 3660 Müslüman ve 1110 gayrimüslimin yaşadığı anlaşılmıştır. 

DÜNYA SAVAŞI SONRASI
Elviye-i Selase denen Kars, Ardahan ve Batum 1878’den itibaren Rus işgali altındaydı. Bu dönemde öncelikle İttihat ve Terakkinin Teşkilat-ı Mahsusa vasıtasıyla gizli örgütleme çalışmaları olmuştur. Osmanlı Devletinin 1914 yılında Almanların yanında Ruslara karşı savaşa girmesiyle, Erzurum’da bulunan III. Ordu Hasan İzzet Paşanın Komutasında büyük başarılar gösterince Ruslar Sarıkamış’a çekildi. Daha sonra da Enver Paşa tarafından girişilen Sarıkamış Harekatı başarısızlıkla sonuçlanınca, Ruslar yöredeki halka zulüm yapmaya başladılar ve yeni bir göç hareketi doğdu. Ermeni çeteler Ruslardan cesaret bularak katliamlara başladılar.

 Ekim Devriminden sonra Ruslar geri çekilince Ermeniler katliamı arttırdılar. Bunun üzerine 1918’de harekete geçen III. Ordu birlikleri tüm bölgeyi kurtardı. Fakat hemen sonra yapılan Mondros Mütarekesi sonucunda Osmanlı Devleti Kars, Ardahan ve Batum’ u boşalttı.

 Tüm bölgede İslam Şuralarıyla Başlatılan bağımsızlık mücadelesine Kağızman da katıldı. 26 Kasım 1918’de Kars Kongresine iştirak ederek Milli İslam Şurası’nın Sancak Şubesini kurup, teşkilatlandılar. 1919 Nisanında Kağızman yöresi İngilizlerce Ermenilere peşkeş çekilince, Ali Rıza Ataman’ın Ortakale Köyündeki Milli Şura Şubesi milisleri Karakurt yönünden Ermenilere hü***** ettiler ve 28 Eylül 1920’de Kağızman’a girdiler. Kazım Karabekir Paşa komutasındaki doğu cephesi birlikleri 1 Ekim’de Kağızman’ı tamamen kurtardılar.
KAĞIZMANIN YAKIN ZAMAN TARİHÇESİ
Erivan ve Aras boylarını hâkimiyetleri altına alıp burada yaşayan kavimlere URATRA denilmektedir.  Kağızman Urartu’ MENUA’nın Deli Baba Yazılı taşında Khaldırıulkhi’nin Toprakkale Mahallesinin şimdiki yeridir. Kağızman ve civarında URAT’ uların en parlak devirleri Uratu kralı MENUA zamanındadır. Bu devirlerden kalan kitabeler Başbulak’da, Kağızman’da, Hasankale’de ele geçmiştir. Uratular’ın yazıları çivi yazısı idi. Dinleri ise bütün Türk kavimleri gibi üç tanrılı din idi.

Daha sonraları Sakalar ve İskit Türkleri bunları ortadan kaldırıp uzun zaman Aras vadilerinde hüküm sürdüler. Kağızman da yerleşmiş Türklerin Kavimlere, Boylara, Beyliklere, Sancaklara ayrılması nedeni ile çeşitli isimler almışlardır.
Selçuklular Anadolu’ya hâkim olduktan sonra, Tarihimizin kahramanlarından Alpaslan‘ın 1.ci seferi 1064 tarihinde Serhat Çukuru diye adlandırılan Kars,  Kağızman, Tuzluca, Iğdır bölgelerine geldi.  Bölgenin halkı Alpaslan’ı çok sevip gönülden bağlandılar. Bu bölgede halen bir köyümüz olan Nakşivan’a yerleştiler. Alpaslan oğlu Melikşah’ı Ani şehrindeki Rumlar üzerine gönderdi.  İkinci seferi Erzurum üzerine oldu. Alpaslan’ın üçüncü seferi cihan tarihinin dönüm noktası olan 1071 Malazgirt Zaferidir.  Bu savaşta koca Bizans ordusunu yenerek imparatoru esir aldı.  Böylece Kağızman, Kars ve bu bölgeler Alpaslan tarafından fethedilmiş Türklerin eline geçmiş oldu. 1374’te Karakoyunlular, 1386’da Timur,1405’te tekrar Karakoyunlular,1486’ da Akkoyunlular egemenliği altına girer.

1534 Tarihinde Yavuz Selim‘in Çaldıran Zaferi ile Doğu Anadolu ve Aras boyları yani Kağızman ve bölgesi Osmanlı İmparatorluğu’na katılmış oldu. Kars Eyaletine bağlı bir sancak beyi olarak kaldı.  Keçvan (Artaker) kalesinin onarılışı, Çarşı Mahallesindeki Narinkale’nin yapılışı bu dönemde gerçekleştirilir. İlçe bir süre sonra sancak merkezi olur.

93 harbi diye anılan 1877–1878 Osmanlı –Rus Savaşlarının sonunda Berlin Muhadesiyle Kars, Kağızman, Ardahan ve Artvin Sancaktarları Ruslara terk edildi. 40 yıl kadar vatan dışında kalan Kağızman bilhassa son iki yılını çekilmez esaretler içinde geçirmiştir. Son bu iki yıl içinde Ermenilerin yapmadıkları kalmamıştır. Gebe kadınları öldürüp karınlarından çıkardıkları yavruları süngülerin uçlarına takıp bayram yapan bu vicdansızlara karşı Kağızman' lı Ali Rıza ATAMAN, komşu ilçelerden Tuzlucalı Şamil Ayrımoğlu, Iğdırlı Kerem GÜNEŞ ile aralarında işbirliği yaparak Erzurum’daki 15. Kolordu Komutanı Kazım KARABEKİR ile temas kurarak bu bölgede çete kurup, düşmana saldırmayı tertiplemişler.

Birçok Kağızmanlı vatan uğrunda şehit olmuştur. Kağızman’ın kurtuluşunda ilk ilçeye giren kurşun yağmuru altında bayrağımızı hükümet binasına çeken Kağızmanlı Avcı Mahmut’tur. Vatan ve namus uğrunda canlarını seve seve feda eden kahramanlarımız 27 Kasım 1920 gecesi sabaha karşı Kağızman’ı tamamen düşmanlardan temizlemişlerdir.

İLÇENİN  ADININ  NEREDEN GELDİĞİ
Kağızman’ ın bilinen ilk adı Arşarunik’tir. Uzun müddet Arşarunik olarak devam eder.

Eski devirlerde kasabada çok nar yetiştiği için narlar toplanıp kaleler gibi yığıldığından etraftaki il ve kazalar burayı nar yığını,  nar kalesi diye adlandırmışlar. Aradan yüzyıllar geçtikten sonra İlçenin adı Narinkale olmuştur. İlçede nar yetiştiğini “Kağızman’a ısmarladım nar gele” türküsünden daha iyi anlamaktayız. Türkünün şöyle bir öyküsü vardır:

 Kağızman’ın civar köylerinden birinde birbirlerini delice seven iki çiftten hanım hastalanır.  Ateşler içerisinde yanan hasta sevgilisinden ekşili bir nar ister. O zamanların nakil vasıtası güçlüğünden dolayı Kağızman’dan nar yetişemeden sevgili ölüp gider. Bu genç sevgilinin ölümü etrafta büyük üzüntü uyandırınca Bir şair şu şiiri yazar. Bu gün folklorumuzun popüler bir türküsü olan:

Kağızman’ a ısmarladım nar gele, Gümüş kemer ince bele dar gele. Baharda yayılır kuzu yan yana, Benim yarım inci takardı gerdana. Bizim elin yayları yokuşlu, Fistan giyer etekleri nakışlı.

 Narinkale daha sonra Kağızman ismini almıştır. Öyküsü şöyledir:  Narinkale’de oturan bir kişinin Kağızman isminde bir hizmetçisi varmış. Günün birinde evin sahibi hacca gitmeye hazırlanıyor.  Evini, hanımı, çocuklarını Kağızman’a emanet edip gidiyor. Bir gün evin hanımı helva pişiriyor, hizmetçi Kağızman’a  “Efendim bu helvayı çok severdi. O da olsaydı da yeseydi.” Diye konuşurken Kağızman hemen ortaya çıkıp “Abla sen helvayı bir sefer tasına koy, ben efendiye götürüp veririm.” Evin hanımı bu işe inanmaz ama Kağızman’ı da kırmak istemez. Hemen bir sefer tasının iki gözünü helva doldurur ve Kağızman’ın eline verir.

 Kağızman o günün yol ve vesait durumunu düşünmeden akşamüstü kapıdan dışarı çıkar. Rivayete göre o gece Mekke‘ye gidip efendisini bulur helvayı sıcak, sıcak yedirir. Sefer tasının bir gözünü efendisine bırakarak tekrar eve döner. Evde olayı hanıma anlatır hanım buna pek inanmaz ama Kağızman’ ı da kırmak istemediği için usulen  “ sağ ol”  der.

 Günler, aylar, yıllar geçer Narinkale’de evin efendisi hacdan döner. Komşu ve akrabaları onu görmeye gittiklerinde Kağızman’ın bir gece içinde kendisine helva getirip tekrar geri döndüğünü anlatır. Kağızman’ ı çağırarak bütün halkın huzurun da Kağızman’ ın kerametli bir kişi olduğunu ortaya koyar.” Esas hürmet edilecek biri varsa oda Kağızman’dır.” der ve ilk önce kendisi Kağızman’ın elini öper. Rivayete göre keramet sahibi kişilerin kerameti anlaşıldığı andan itibaren yaşamazlarmış. İşte Kağızman da öyle oluyor ve orada vefat ediyor.

 Daha sonra Narinkale’nin adı Kağızman olarak değiştirilmiştir.  

KAĞIZMAN’DA BULUNAN TARİHİ ESERLER

Yazılı kaya
Camuşlu Köyü civarında, Aladağın doğu yamaçlarında bulunan Yazılıkaya Üst-Paleolitik çağlardan kalmadır. Bu civarda Tombul Tepe ve Kurbanağa Mağarasında bulunan taş araçları, ocak yerleri ve şölen tipi el baltaları M.Ö 10000 yıllarına tekabül eden Alt-Paleolitik dönemden kalmadır.

 Yazılıkaya, bazalt yapılı bir kayanın dik ve düzgün yüzünde biri büyük diğeri küçük iki panodan oluşmaktadır. Büyük pano yerden 4 m yükseklikte yaklaşık 14 m uzunluğunda ve 2-3 m genişliğindedir. Küçük panp ise aynı duvarın doğu uzantısı üstündedir.

 Yazılıkaya panolarında hayvan ve insan figürleri vardır. Figürlerin çoğu dağ keçileri, geyikler ve eşeklerden oluşmaktadır. İkinci panodaki figürlerin üzerinde kalem benzeri araçlarla oynandığı saptanmıştır. Daha geç dönem insanlarınca yapıldığı sanılan çizgi izleri kullanılan araçlar ve dönemin yaşantısı konusunda dolaylı bilgi sağlamaktadır. Bu çizgiler küçük obsidyen kalemlerle yapılmış olmalıdırlar. Nitekim panodaki bazı geyik figürlerinin ve elinde dal tuttuğu sanılan bir insan figürünün üstünde obsidyenle yapılmış gelişi güzel çizgiler vardır.

 Yazılıkaya yakınında da bulunan Kurbanağa mağarası 11.5 m derinlikte, 55 m iç genişliği ve 12.5 m ağız genişliğine sahiptir. Bu mağaraya yakın açılan çukurda Tunç çağına ait çanak, çömlek ve duvar resimleri bulunmuştur. Resimlerde kement, file gibi avlanma araçları görülmektedir.

Tunçkaya (Keçivan) Kalesi
Kağızman’ın 40 km kuzey-batısında Tunçkaya köyündedir. Dört tarafı surlarla çevrili kalenin iki kapısı vardır. Kale içinde bir kiliseye 200 m yanında bir cami bulunmaktadır. Cami yıkılma durumunda olup, yalnızca birkaç duvarı ayakta kalmıştır. Kalenin Selçuklulardan evvel yapıldığı bilinmektedir. Osmanlılar zamanında sık sık tamir görmüştür.

Köroğlu Kalesi
Kötek köyünün birkaç kilometre batısında, Kars yolu üzerinde bulunmaktadır. Ne zaman ve kimler tarafından yaptırıldığı bilinmemekle beraber halk arasında Köroğlu Kalesi olarak bilinmektedir. Yoldan 150 m yükseklikte bir tepenin üzerine yapılmıştır.


Çengilli Kilisesi
Köyün her yerinden görülecek şekilde hakim bir tepeye kurulmuş olan kilise 11.asırda Bağlantılar tarafından yapılmıştır. Çadır üsluplu,  kümbetli,  kalın taş duvarları büyük ölçüde ayaktadır.


Diğer Eserler:
— Buğa tepelerin yanında Akçakale,
— Kuloğlu köyündeki Kaput Kalesi ve kilise kalıntılarıyla şehir kalıntıları,
— Çallı köyündeki kale kalıntıları,
— Görecek köyündeki Kız Kalesi,
— İlçe merkezinde Osmanlı döneminde yapılarak Ağrı depreminde yıkılan kale kalıntıları,
— Çarşı merkezinde Hacı Kağızman Türbesi,
— Çarşı merkezinde 1959 yılında kiliseden çevrilmiş olan Yeni Cami,
— Yankıpınar köyündeki kilise ve şehir kalıntıları,
— Keşiş kıran köyündeki kalıntılar,
— Akören köyündeki ve Çukurayva köyündeki Ağkeran /Akkeran mağaraları,
— Çallı köyünde bulunan koç heykelleri,
— Akçay ve Karacaören arasındaki Beyaz Taş denilen ve tepesinden 102 merdivenle inilen kale,
— Kağızman merkezinde yeraltında açılmış olan tüneller olmak üzere sıralanabilir.


Coğrafi Yapısı
Kağızman 1972 km² lik bir alana sahiptir. Yükseklik farklılıkları ilçe içinde fazladır. Bu yükseklikler 1100-1600 m arasında değişmektedir. Kuzeyinde Kars merkez ve Selim, doğusunda Tuzluca, Digor, batısında Sarıkamış, güneyinde ise Ağrı merkez ile komşudur. Kars il merkezine 76 km uzaklıkta, Aras vadisindeki bir birikinti kesiti üzerinde yerleşmiş durumdadır.
 İlçe coğrafi bakımdan henüz tektonik oluşumunu tamamlamamıştır. Faylar ve kırıklar üzerinde yerleşilmiştir. Dolayısıyla zaman zaman yörede depremler tehlikeli olmaktadır. 1104-1962 yılları arasında 13 deprem olmuştur. Diğer taraftan düşme, kayma ve sürünme şeklinde kütle hareketleri olmaktadır. Kötek, Çallı civarında kaya düşmesi, Camuşlu-Kozlu, Yenice-Taşburun ve Akdam  köyleri civarlarında heyelan görülmektedir.

DAĞLIK ALANLAR
Aladağ :
Aras nehrinin kuzeyinde 3138 m yükseklikte, volkanik bir dağdır. Bu dağın kuzeyinde küçük Aladağ tepe (2532 m), doğusunda Zozan tepe (2520 m) ve güneyinde Kabak tepe (2436 m) gibi önemli koniler mevcuttur. Aras vadisinden 2000 metre daha yüksektedir. Genel görüntüsü itibariyle bölgedeki bazalt platosu üzerinde basit bir kalkan şekli arz etmekle birlikte kuzey-doğusunun Yayla deresi ve kolları tarafından boşaltılarak önemli bir biçimde deforme olduğu görülür.
Yağlıca Dağı:
Zirve kısmının 2961 m yüksekliğe eriştiği bu volkanik dağ, ilçenin kuzey-doğusunda yer almaktadır. Batısında yer alan Küçük Yağlıca tepesi (2786 m), güney-doğusunda yer alan Mısır Çayırı tepe (2567 m) çevredeki önemli yükseltileri oluşturmaktadır. Yağlıca dağı kubbe şeklinde bir kütledir.
Kazıkkıran Dağı :
Camuşlu köyünün kuzeyinde, Çaybük köyünün doğusunda yer alan önemli yüksekliklerdendir.


AKARSULAR 
Aras Nehri:
Bingöl Dağının kuzeye bakan yamaçlarından doğar. Tekman, Pasinler, Horasan havzalarının sularını topladıktan sonra Karakurt Boğazına girer. Zaraphane deresini de aldıktan sonra batıdan doğuya doğru akışına devam eder. Yol boyunca güneyden Demirkapı, Kaput, Todan, Kağızman, Yarımcalar, Çayyeri derelerini, Kuzeyden ise Kötek, Abdullah, Tuzlu ve Azathan derelerini alarak Hazar Denizine doğru yoluna devam eder.
Kağızman topraklarına 1310 m yükseklikten giren Aras Nehri yaklaşık 50 km den fazla yol kat ettikten sonra 1080 m seviyesinde ilçe topraklarını terk eder. Ortalama olarak % 0,46 lık bir yatak eğimi olan nehir, bölge içinde yaklaşık 230 metrelik bir seviye azalmaya uğramaktadır. Ortalama akım değeri 52 m³/sn dir.
Kötek Deresi:
Balıklı Dağından (2850 m) doğan Karanlık dere, Akyol deresi ile birleşerek Tunçkaya’dan sonra Aladağ’dan doğan Kilis deresini de içine alır. Akarsu, Ortaköy ve Çilehane köylerinden sonra Güvercin deresi ismini alır. Kazıkkıran Dağından doğan Morpet deresiyle Akdağdan doğan Nurpin (Yayla) deresini de içine alan Kötek deresi Şikeft deresinin sularını da içine alarak en son Maden deresiyle birleşerek Aras’a katılır. Toplam uzunluğu 34 km dir. Başıyla sonu arasında 1670m seviye farkı olup, % 4,3 gibi yüksek eğimle oldukça sert akar.
Abdullah Deresi:
Yağlıca Dağından 2800 m den doğar. Kandil deresi adıyla Keşişkıran köyünü geçtikten sonra Abdullah deresi olarak adlandırılan dere, Kaan deresinin sularını da alıp, Akdam köyünde bir koni oluşturarak Aras’ a katılır.
Azathan Deresi:
Yağlıca Dağından 2825 m yükseklikten doğar. İlk başta Değirmen deresi olarak adlandırılan dere, boğazdan geçtiği için Darboğaz deresi adını almaktadır. Bu sıradaki eğimi %10 olan dere Aydınkavak köyü yakınlarında oluşturduğu birikintiyi yararak %5 eğimle Aras’a ulaşır. Uzunluğu 18 km.dir.
Tuzlu Dere:
Aydınkavak köyü civarındaki Dere, %9 eğimle 5 km olarak Aras’a katılır. Suyu acıdır.
Kaput Deresi :
Kurumlar tepesinde 2130 m yükseklikten doğarak, Sillik deresi adıyla akar. Hışık deresini de aldıktan sonra Kaputdere ismini alır ve Melik deresiyle birleşerek Kuloğlu köyünden Aras’a ulaşır. 14 km uzunluğunda %6 eğimlidir.
Todan Deresi:
Kapı Dağından 2590 m yükseklikten doğar. Bulanık suyu olarak bilinen bu dere, Durusu deresini alarak Todan deresi ismiyle Esenkır Köyü yakınlarında Aras’la birleşir. 1710 m.lik seviye kaybıyla 15 km.lik mesafeyi %11,4 eğimle kat eder.

GÖLLER
Denizgölü:
İlçenin batısında Aras nehrinin 3,5 km kuzeyinde yer alır. Göl deniz seviyesinden 1898 m yüksekliktedir. Alanı 1125 km².dir. Elipse benzeyen gölün en geniş yeri 675 m.dir. Yağış suları dışında kuzeyinden gelen küçük bir dereyle beslenmektedir. Suyu tatlı olan gölde aynalı sazan balığı bulunmaktadır.
Kamışlı Gölü:
Böcüklü köyü yakınlarında 150 m lik uzunluğa, 100 m lik genişliğe sahiptir. Deniz seviyesinden 1840 m yükseklikte olup, yüzeyi kamışlarla kaplıdır.
Çengilli Gölü:
Çengili Köyü’ nde bulunan tatlı su gölüdür. Özellikle kış aylarında balık avlanmaktadır.
Ayrıca Camuşlu- Kozlu heyelan sahasında, Kartal gölü, Büyük göl, Akdam köyü çevresinde isimsiz birçok gölcük ile Karabağ Köyü yaylasında dağ gölcüğü olan Turna gölü bulunmaktadır.


TOPRAK YAPISI, BİTKİ ÖRTÜSÜ VE İKLİMİ
Yaklaşık 1900–2000 m² den daha alçak kesimlerde yarı kurak sahaların karakteristik topraklarından olan kahverengi topraklar yayılış gösterirken, 2000–2750 m arasındaki nispeten nemli ve serin kesimlerinde ise dağ, çayır toprakları yayılış göstermektedir. Eğimin fazla olduğu yerlerde çıplak kayalar ortaya çıkmıştır. Kuzeye bakan yamaçlardaki topraklar daha nemlidir. Aras kenarındaki 20 km² lik alüvyon toprakları bulunur.
Kağızman’da bahar aylarında görülen don, bitkileri etkilemektedir. İlçedeki toprak grupları çeşitli ağaç türlerinin yetişmesine uygun olmasına karşın tarıma ayrılan alanların dışında tamamen step bitkileri ile kaplanmıştır. Toprağın çok sık olduğu çoraklaşma, tuzlaşma, taşlık olan alanlarda toprak özellikleri ağaç, hatta step formasyon gelişmesine dahi uygun olmadığından bu kesimler genelde çıplaktır.


Nüfus
NÜFUS DURUMU 1- İlçe Nüfus Müdürlüğü Hükümet Konağında bir Nüfus Müdürü odası, bir nüfus kalemi odasında hizmet vermekte olup, hizmet yeri yeterli düzeydedir.
2- İlçe nüfus müdürlüğünde 1 Nüfus Müdürü, 9 Veri Haz. Ve Kont. İşlt., 1 hizmetli kadrosu mevcut olup, 1 Nüfus Müdürü, 5 Veri Haz. Ve Kont. İşlt. Kadrosu boş olduğundan personel yetersizliği vardır.
3- Nüfus Cüzdan yenileme işleri tamamlanmış olup ancak cüzdanlar çabuk yıpranmaya elverişli olduğundan yenileme yolu ile aşırı cüzdan verilmektedir.
4- Kayıtların bilgisayara yükleme işlemleri tamamlanmış 130 aile kütüğüne kayıtlı 160.464 kişinin kaydı bilgisayara yüklenerek böylece güncelleştirme işlemi tamamlanmıştır.
5- Demirbaş yeterli değil memur koltuklarına ihtiyaç vardır.
6- Hükümet konağının zemin katında bir arşivimiz mevcut olup arşiv düzenli ve yeterlidir.









Copyright © Kars | Kars Web Sitesi | Kars Yerel Haberler | Kars Resimleri | Kars Haberleri | Kars İlçe Haberleri Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2009-03-01 (724 okuma)

[ Geri Dön ]
Yeni Linkler Link Eklemek İçin Tıklayınız
KarsRehberi.com.tr Kars ilimizin resmi web sitesidir. Tüm hakları kendisine aittir. Kars sitedesinde izinsiz yasaya aykırı yayın yapmak ve içerikle ilgileri izinsiz paylaşmak yasaktır KarsRehberi.

Tasarım MutluSoft Design
PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi. License.
MUTLUSOFT WEB TASARIM  PHP-Nuke Resmi Sitesi
www.karsrehberi.com.tr © 2007
Kars | Kars Rehberi | Kars Resmi Web Sitesi | Web Tasarım